2005 yılının 7 Nisan günü, Sheppey Adası’nda sabaha karşı devriye gezen iki polis, nehrin denizle buluştuğu noktaya yakın tenha bir yolda, sırılsıklam bir genç buldular. Adamın gözlerinde derin bir korku, sırtında her tarafından sular damlayan bir smokin, elinde ise müzik notaları vardı. Konuşamıyordu. Üzerinden kimliğini tespite yarayacak herhangi bir belge çıkmadı. Giydiği ceketin, pantolonun, gömleğin ve iç çamaşırlarınında etiketleri kesilmişti. Otuz yaşlarında olduğu tahmin edilen esrarengiz adam,konuşamadığı gibi, adını ve adresinide yazamıyordu. Yapabildiği tek şey, önüne konan kağıtlara sürekli bir kuyruklu piyano resmi çizmekti, hem de en ufak ayrıntısına kadar. Polisler, esrarengiz adamı, oralarda piyanosu olan bir kiliseye götürdüler. Adam piyanonun başına geçti ve etrafındakilere kolay kolay unutamayacakları, doğaçlama bir konser verdi.
Bir hafta sonra içinde, dünya basınında esrarengiz Piyanist’in haberinin yer almadığı tek bir gazete bile kalmamıştı. Resimleri, Şnagay’dan San Francisco’ya kadar tüm gazetelerin sayfalarında boy gösteriri göstermez, polise hakkında ihbar yağmaya başladı. Arayanların kimi esrarengiz adamın İsveçli bir konser piyanisti, kimi Fransız sokak çalgıcısı olduğunu iddia ediyor, kimi de, son kez Kanada’da izlenen bir porno oyuncusu olduğunu bildiriyordu. Bu dünyada yolunda gitmeyen şeyler var. Sayısı bini aşan ihbarların vevarsayımların hepsi yanlış çıktı. Bu kişi, intihara kalkışmış birruh hastasıydı, kaza sonucu bir tekneden denize düşmüştü, denizde bulmasından hemen önce, adaların birinde, bir cenaze töreninde org çalarken görülmüştü. Sheppy halkı, onun insan kaçakçılığı yapan bir çete tarafından bir tekneyle getirilip, limanlarına bırakıldığını varsayıyorlardı. Doktorlar ise bir travma sonucu kimliğini tamamen unutmuş biri olduğu konusunda hemfikirlerdi. Belki otistikti. Belki de geçici hafıza kaybına uğramıştı. Hafıza kaybına uğrayanlar en fazla birkaç hafta içinde belleklerine kavuşabildiklerine göre, Piyanist rol yapıyor da olabilirdi. Hakkında bilinen tek şey, Piyanist’in hiçbir dilde tek bir kelime dahi konuşmadığı için, bir “bilinmez” olduğu idi.
Bir gazeteci, The Observer gazetesinde şöyle yazdı:
“Piyanist’in durumunu (özellikle de yavan ve sıkıcı yaşantılardan kurtulup yeni bir başlangıç yapmak isteyenlerimiz için), üzerine tüm fantazilerimizi resmedebileceğimiz bomboş bir kanvas kadar davetkar ve imrendirici buluyorum. Her birimizin yaşamımızın tüm safhalarında, numaralandığımız, fişlendiğimiz dosyalarımız ve parmak izi verdiğimiz şu dünyada, bir adamın kimsenin izini sürmediği bir ‘bilinmez’ olabilmeyi başarması, tek kelimeyle bir mucizedir!
Bizler makamlarımızın, mal varlıklarımızın, şan ve şöhretimizin ağırlığı altında ezim ezim ezilirken, o sadece piyanosuna ihtiyaç duyuyor. Adı bile olmayan Piyanist, her birimizin ne kadar yapay, tutucu ve tüketim meraklısı olduğumuzu adeta kafamıza kakmaktadır.”
The Observer gazetesindeki yorumun üzerinden beş ay geçti.
27 Ağustos 2005 tarihli gazetelerde, Piyanist hakkında yeni bir haber yer aldı… Geçmişini hatırlayamayan dilsiz Piyanist, bir hafta önce birden bire konuşmaya başlamıştı. İngiltere’ye Parisüzerinden geldiğini vetam intihar etmek üzereyken polis tarafından kurtarılarak hastaneye kaldırdığını anlatıyordu.
Adını ve adresini yazması için öününe konan boş kağıtlara sürekli piyano resmi çizmesi ve iyi piyano çalması, onun bir piyano virtüözü olduğu kanısı uyandırmıştı. Oysa o sadece, Bavyeralı birçiftçinin, Andreas Grassl adındaki eşcinsel oğluydu.
Polis,esrarengiz piyanistin ailesine, ancak o kimliğini açıkladıktan sonra ulaşabildi. Piyanistin annesiyle babası oğullarının gazete ve televizyonlarda çıkan haberlerini okumamışlar, izlememişlerdi. Onlar ısrarla, Andreas’ın herkesin sandığı gibi usta bir piyanist ya da adi bir dolandırıcı değil, sadece bir akıl hastası olduğunu iddia ediyorlardı.
Adreas Grassl, piyanist kimliği ile çok itibar görecek beş ayını geçirdiği klinikten alındı ve bu kez de çoğu kişi tarafından dolandırıcı muamelesine maruz kalarak, Almanya’ya ailesinin yanına gönderildi.
Bir Varmış Bir Yokmuş, Ayşe Kulin